Gizli bir hazine bulur içinde inanan
Durunca niyaza kalkar perdeler aradan
Tutar kaldırırsın günahkâr ruhumu vecde
Bir kutlu haz duyarım, kalbim ederken secde
Endamlı minarelerin süsler asumânı
Heyhat! sen olmasan küfür boğacak imânı
Sen, eski fakat kalbisin bu mahzun İslâmın
Bilmezler lâkin sendedir sırrı ''elif lâm''ın
Nerde şimdi kılıç kuşanan şehzâdelerin
Hani bir demler secde eden beyzâdelerin
Yazık ki soylu bir ecdâdın ruhsuz nesliyiz
Hem şuursuz, hem Ülküsüz, hem nasıl hisliyiz?
Riyakâr mıyız? Belki, yoksa bu kadar gaflet
Barınamaz bir millette, Allah'ım sen affet.
Ne o altın çağdan, ne o nesilden haber yok
Ah! Bir nesilki din yok, imân yok, Peygamber yok
Ve bir hummalı inilti tutmuş beyinleri
Zaman bir afyon olmuş, uyutmuş beyinleri
Evet, uyuşmuş beyinler, akıl nâçar kalmış
Akıl akıldan soyunmuş, boş mezarlar kalmış
Kalkıp şühedânın ruhu ağlar hâlimize
Yazık! Koyu bir sis çöktü istikbâlimize
Dün etek öpenler, çan çalıyor tepemizde
Korkarım, ezânımız susacak kubbemizde...
04.01.2011
Edirne
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder